3 Eylül 2012 Pazartesi

Maskeleri Düşüren Gelişmeler

(ALİ RIZA AKGÜN/Milat Gazetesi)        Milat yazarı Ali Rıza Akgün İran’ın maskesini düşürdü. İran’ın son yıllardaki uygulamalarıyla adeta İslam ümmetin genleriyle oynadığını belirten Akgün, İran’ın Ortadoğu’daki yanlılarının kuyusunu kendi elleriyle kazdığını belirtti.

“Olayı gören ve yaşayan, işiten gibi değildir” derler. Bizler olayların bizzat içinde olmadığımız ve olayları birebir yaşamadığımız halde bile dengemiz bozulmak üzere. Ya bizzat olayların içinde olanların hali nasıldır sizce? Hemen yanı başımızda her gün yüzlerce insanın katledildiğine şahit oluyoruz internet ve televizyon ekranlarından. Olayları yaşayanların ve görgü şahitlerinin anlattıkları daha bir dehşet ve endişe verici! Dünya müstekbirleri ve onların Ortadoğu’daki -doğrudan, ya da dolaylı-  yandaşları ise bu katliamlar karşısında kahpece ve vicdansız bir tavır içerisindeler.

Her gün kadın-erkek, yaşlı-çocuk katledilen yüzlerce insan! Suriyeli kardeşlerimizin tabiriyle ülke adeta mezbahaneye dönüştürülmüş durumda! Ya tutuklananlara yapılan insanlık dışı muameleler. Akla hayale gelmez çeşitli işkenceler altında can verenler. Tecavüze uğradıktan sonra hunharca katledilen ya da bizzat kendileri intihar eden kadınlar. Ve insanın söylemeye ve yazmaya elinin ve dilinin varmadığı daha neleeer, neler…

Batılı müstekbirler başta olmak üzere insanlık ve Ortadoğu için hiçbir hayır düşünmeyen kahpeleri anlamakta zorluk çekmiyorum. Onların işi gücü tarih boyunca fitne, fesat çıkarmak, insanları birbirine düşürmek ve sadece kendi çıkarları olmuştur. Ancak ben şahsen Ortadoğu’nun temel taşlarından olan İran, Irak ve kör taklitçilerin bütün bu olan biten karşısındaki tutumunu anlamakta zorluk çekiyorum. İran son yıllardaki uygulamalarıyla adeta İslam ümmetin genleriyle oynadı! Ortadoğu’daki yanlılarının kuyusunu kendi elleriyle kazıyor adeta!

Kimse kimseyi aptal ve saf köylü yerine koymasın artık. Sen mezhepçilik ve çıkarcılık doğrultusunda elinden geleni ardına koymayacaksın, ondan sonra kalkıp Cuma minberlerinden “İslam inkılâbı” diyeceksin. “Aman efendim Ortadoğu’da mezhepçilik yapmayın, aksi halde sonucu çok kötü olur.” diyeceksin… Vaaah vah. Yazııık yazık. Bizde yıllarca İslam inkılâbı dedik. Amerikancı yönetimlerden kurtularak nasıl birlik oluruz dedik. Ama nafileymiş. Bazıları suyun altından samanı yürütmüş de haberimiz yokmuş.

İslam Dünyasının kadim düşmanı Rusya ve son dönemde Ortadoğu’yu İşgale kalkışan A.B.D müstekbirlerinin gölgesinde çevrilen bunca filime rağmen, yinede Şia Dünyasında Üniversite çevresinde makul düşünen aydın bir neslin ve kadronun olduğunu düşünüyorum. Aynı kadronun, son yıllarda özellikle Irak ve Suriye’de çok büyük haksızlıklara maruz kalan Sünni dünyada da var olduğuna kâniyim. Bu çevreler daha cesur olmalı, seslerini yükseltmeli ve yanlış yapanları açık bir şekilde uyarmalıdır. Hatta yapılan haksızlıkların giderilmesi noktasında ortak adımlar atmalı, açıkça çağrıda bulunmalıdırlar. Aksi halde Suriye ve Irak’taki bu savaş bir şekliyle bitirilmez. Bu zalim rejimlere son verilmez ise, artık dönüşü olmayan bir yola girilmiş olacaktır. Tarih yeniden tekerrür edecek. Ortadoğu tam bir intikam tugayları meydanına dönüşecektir!

Bölgemizde bütün sermayesi geçmişi eleştirmek olan, Ashap ve Tabiinden birçok güzide insanı bile Emevilerin yaptıkları zulümlere karşı ses çıkarmamakla eleştiren, hoca, âlim, akademisyen ya da İslami önder namıyla şöhret bulmuş (vadide aslan olmayınca tilkiler aslan kesilir.) birçok zevatın Suriye olayları karşısında takındıkları sus-pus tavırlarıyla maskeleri düşmüş, gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır.

Yıllardan beri çevrelerindeki Müslümanlara hak, hakikat ve gerçek İslam pazarlama adı altında, ağız burun bükerek ümmetin en değerlileri aleyhinde bile konuşmaktan çekinmeyen, her daim çaktırmadan Ehl-i Sünnet aleyhinde konuşan bu dengesizlerden, Suriye’deki zalim, katil ve tecavüzcü vahşilere karşı ve onların hurafeci, yobaz ve çıkarcı destekçileri aleyhinde hiçbir ciddi açıklama duymadık!

Hele ‘Hûla katliamında’ anne ve babalarının gözü önünde bıçaklarla boğazları kesilerek hunharca katledilen o yavruların katillerine ve destekçilerine lanet okumak yerine o yavruların naaşlarının dizilişinden rahatsızlık duyan kendini beğenmiş, küstah ve kibirli yazarlara ne demeli… Acaba Hama ve Lazikiye çevresinde gerçekleşen son katliam görüntülerinin sergilenmesinden de rahatsızlık duymuş mudur ekselansları?

10.06.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder