3 Eylül 2012 Pazartesi

Yalanı meslek edinenler

(İSMAİL YAŞA/Milat Gazetesi)         Milat gazetesinden İsmail Yaşa, Türkiye aleyhinde hemen her gün yalan ve iftiralarla dolu haberler yayınlayan İran medyasını, Fars Haber ajansının Mısır Cumhurbaşkanıyla yaptığı hayali röportaj üzerinden analiz etti.

Mısır’da cumhurbaşkanlığı yarışını Müslüman Kardeşler adayı Muhammed Mursi’nin kazandığı ilan edilince Fars Haber Ajansı, Mursi ile yapıldığını iddia ettiği bir röportaj yayınladı.

Fars Haber Ajansı’nın hayal ürünü röportajına göre Mursi, “Bölgede stratejik bir denge oluşturmak için İran İslam Cumhuriyeti’yle ilişkilerimizi daha fazla geliştireceğiz” demişti.

Güya Mursi, İran ile derin ilişkiler kurmanın programının bir parçası olduğunu söylemişti.

Fakat gerçekte böyle bir röportaj hiç yapılmamıştı.

Mursi’nin bu sözleri söylememesi bir yana, Mısır’ın yeni cumhurbaşkanı ne seçim öncesi ne de seçim sonrası Fars Haber Ajansı’na konuşmamıştı bile..

Mursi’nin sözcüsü, cumhurbaşkanının böyle bir röportaj vermediğini ve haberin asılsız olduğunu söyledi.

Mısır cumhurbaşkanlığı tepkiyi bir adım daha ileriye götürerek, söz konusu hayali röportaj nedeniyle Fars Haber Ajansı hakkında hukuki yollara başvurulacağını açıkladı.

“Fars Haber Ajansı bu yalana niçin başvurdu?” veya “Güvenilirliğine zarar gelmesinden hiç endişe etmedi mi?” gibi sorular akla gelebilir.

Hayali röportajın içe ve dışa yönelik propaganda amacıyla yayınlandığı söylenebilir.

Belki de İran elçisiyle görüşmeyi reddeden ve Suriye devrimine destek veren Mursi’yi “İran dostu” gibi göstererek İran’a tepki duyan geniş kitleler nezdinde itibarsızlaştırmak istediler.

Güvenilirlik konusuna gelince, İran’ın hiç böyle bir kaygısı olmadı ki…

Nasılsa Tahran hâşâ “Allah bir değil iki” dese inanacak ve propagandasını yapacak çok sayıda “İran mü’mini” var.

Suriye krizi ve daha birçok olay bu gerçeği en ufak bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açıkça gösterdi.

Yalanı meslek edinen Fars Haber Ajansı, Arapça sitesinde, Suriye’nin düşürdüğü Türk jetiyle ilgili polisiye ve casusluk romanlarına taş çıkartacak bir “senaryo” yayınladı.

“Karga avı” adını verdikleri senaryoya göre olay şu şekilde gerçekleşmişti:

Ürdünlü ve Türk istihbarat ajanları uçağıyla Ürdün’e sığınan Suriyeli pilot Hasan Hammade’ye şantaj yapmış ve uçağını Ürdün’e kaçırmasını istemişti.

Amaçları uçağın kodlarını çalmaktı.

Bu arada durumu fark eden ve Ürdünlü pilotu takibe alan Suriye istihbaratı ise düşmana oyun oynamak amacıyla pilotun ülkeden kaçmasına göz yummuştu.

Fars Haber Ajansı’nın hayali senaryosuna göre, Suriyeli pilotun Ürdün’e kaçırdığı uçak İsrailli ajanlar tarafından incelendi ve kodları alındı.

Daha sonra bu kodlar, Suriye radarları tarafından Suriye uçağı olarak algılanmaları için iki Türk jetine yüklendi.

Söz konusu iki Türk jeti Suriye’de bazı hedefleri bombalamak için havalandı.

Türkiye’deki casusları aracılığıyla uçakların harekete geçtiğini haber alan Suriye, kendi uçaklarına uçuş yasağı getirdi ve hava savunma sistemlerine tespit ettikleri uçaklar radarda Suriye uçağı olarak dahi görünse vurulması emrini verdi.

Bu şekilde Suriye’de belirli hedefleri bombalamak üzere gönderilen Türk jetlerinden biri Suriye hava sahasında düşürüldü ve diğeri de geri dönmeye mecbur bırakıldı.

Düşmanın operasyonu başarısız olmuştu.

Türkiye’deki Suriye ajanları aranarak “karganın avlandığı” bildirildi ve ortadan kaybolmaları istendi.
Fars Haber Ajansı’nın düşürülen uçakla ilgili yazdığı senaryo işte böyle…

Tabii bu arada avlandığı belirtilen karganın düşürülen Türk jeti olduğunu söylemeye gerek yok.
Türkiye’de benzer iddiaları ve senaryoları gündeme getirenlerin gerçekte nereden beslendikleri ve bir tür “dezenformasyon ittifakı” kurdukları, Fars Haber Ajansı’nın da aslında bir haber ajansı olmadığı sanırım anlaşılmıştır.

29.06.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder